Bu blogda Turkce karakterler kullanmayacagim. Sirke de kullanmayacagim. Kizartma da yok. Yani her sey cok kolay!

3 Mayıs 2015 Pazar

Muzlu Kriz Yonetimi

Kari-koca mutfakta super yaraticiyiz biz! Aslinda genelde ben daha iyiyim (sonucta yemek blogum var!) ama bu kez kocamin dilinden onun bombastik tarifini paylasiyorum. Bu da ilk konuk yazarli tarifimiz. Buyrun:
____________________

Efendim üzerinize afiyet nereden çıkardık bilmiyorum ama yediğimize içtiğimize dikkat etmeye başladık. Karbonhidrat ve şekeri azalttık. Tabi böyle olunca mis gibi börekler cızlamalar gözlemeler gitti, yerine haşlanmış yumurtalar geldi. Arada çeşit olsun diye çeşit çeşit tarifler de bakıyoruz, eloğlu ne yapmış ne etmiş, hem sağlıklı hem lezzetli ne üretmiş haberimiz olsun diyoruz, yeri geldiğinde tarifleri azıcık değiştirerek uyguluyoruz. İşte çok da değiştirmemek lazım biliyorum ama bazen tarifleri çok yanlış yazıyorlar, değiştirmek zorunda kalıyorum. Neyse, şimdi hep birlikte “Muzlu Krep” yapacağız.


Malzemeler:
Bir adet gerçek muzlu krep tarifi
İki adet muz
Üç adet yumurta
Birkaç tatlı kaşığı hindistancevizi yağı
Aldığı kadar badem unu
Fazla gelen unu sulandırmak maksadıyla süt
İki adet daha müz
Kafanıza göre kakao
Blueberry ya da süsleyip sanki lezzetliymiş gibi göstermek için çilek milek bişiyler
Chia tohumu ya da ne bileyim bir haşhaştır susamdır falan. Havalı görünsün azıcık
Üç yumurta daha
Yarımdan az çeyrekten çok kangal sucuk
Üç adet daha yumurta

Hazırlanışı
Öncelikle bir adet muzlu krep tarifi buluyoruz. Ben şu tarifi kullandım: http://organicsisters.com.au/recipe/time-saving-pancakes/ Ama siz istediğiniz başka bir tarifi de kullanabilirsiniz, nasıl olsa uymayacağız.

Şimdi bu tarif diyor ki, iki muzu al, iki yumurta ekle, karıştır, at tavaya. Al sana krep diyor. Yök ye? O kadar kolay mı? Krep yani adı üstünde, azıcık bi uğraşmak lazım ki pazarı şenlendirmesi için bütün hafta beklememize değsin. Daha havada çeviricez atıcaz tutucaz falan. Yani afedersiniz ama nasıl bir insan krep yapar da içine un koymaz, yağ koymaz, yani ne bileyim hiç olmadı süt koy ulan ayı! Afedersiniz sinirim bozuldu. Hala düşündükçe bi titreme geliyor. Neyse, bir, ki, üç, dörtt, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on…. Ohmm..

Tamam, şimdi iki adet muzumuzu aldık, iki yumurtayla ezdik güzelce. Sonra ben yağsız olmaz dedim, azıcık hindistancevizi yağı ekledim. Yani bence mısirözü falan daha güzel olurdu da şu sıralar sağlıklı yağ moda olma sırası hindistancevizinde ya, onların aklına uydum. Hindistancevizi yağı lobisinin oyununa geldim. Neyse azıcık da un koymak gerekti tabi, krep yapıyoruz sonuçta. Ben badem unu tercih ettim ama şöyle bi buğday unu olsa daha hoş olurdu bence. Akabinde baktım çok katılaştı, verdim sütü verdim sütü, sıvılaştırdım. Ben badem sütü kullandım ama inek sütü daha datlı olurdu. Neyse. Zaten sütü çok koymuşum, azıcık un ilave edip azıcık katılaştırdım. Sonra baktım çok malzeme eklemişim, yumurtası az gelir dedim bi yumurta daha kırdım. Sonra baktım baya baya hazır yani, bildiğin krep karışımı olmuş. Şöyle bi bakınca aslında suna şöyle bi yarım çay bardağı yağ koyacan, ufff falan dedim ama vicdanımın sesini dinledim yağ eklemedim. Siz dinlemeyin, ekleyin yağı. Dökün yağı, dökün karışımın üstüne, dökün dökün! 

Sonraki aşamamızda kreplerimizi pişiriyoruz. Yanlız bu aşamada bir hususa dikkatinizi çekmek isterim. Bi bakın allaaşkına, şu benim adam yerine koyduğum da tarifine baktığım site nasıl pişirmiş, bi bakın.


Yani tamam krep yapmayı bilmiyor olabilirsin. Ama arkadaş hiç yemedin mi ya? O krepin içine nasıl peynir düreceksin, nasıl bal süreceksin, yani nasıl yiyeceksin onu öyle boş boş mu yutacaksın napacaksın? Kalas gibi yapmışşın afedersin. Yani hiç mi.. Birr. İkii. Üç.. Dört. Beş. Altı. Ohmmm…

Neyse canım sonuçta başkalarının yaptıkları hatalardan ders alıp onları yapmamak için tarif bakmıyor muyuz? Biz kreplerimizi ince ve geniş yaparız. İçine de balımızı süreriz yeriz. Nutella yağlı ve çok şekerli olduğu için tercih etmiyoruz, zaten kaka, öyk!

Isıttığımız tavamıza hazırladığımız krep karışımını yaydıra yaydıra döküyoruz. Dumanlar çıkmaya başlayınca ters çeviriyoruz. Benimki çevirirken dağıldı. Siz dikkat edin dağıtmayın. Yani ilk parti sonuçta, tava ısınmamış olabilir, elimiz alışmamış olabilir, ilk partide böyle kazalar normal.


İlk partiyi rezil ettiğimize göre ikinci partiye geçebiliriz. <Spoiler————> Yine dağıldı. 

Üçüncü partide değişik bişiyler denedim. Ne olduğunu tam hatırlamıyorum ama biraz işe yaramış gibi görünüyor. Yani en azından partikülleri sayılabilecek düzeyde sabitlemeyi başarmışım.

İlk üç parti bitip yapacak sadece bir parti kalınca, dağıtmamaya değil dağıtmaya çalıştım ki değişiklik olsun. Böyle üstlerine üstlerine bastırdım, kıyma kavurur gibi ezdim kafalarını, hırpaladım. Gerizekalı krep.

Yani krep olmadı ama şimdi kabul etmek lazım, tadı gayet iyi, unufak, ne olduğu pek de belli olmayan bişiy ürettik. Bu aşamada kriz yönetimi, krizi fırsata çevirmek, inovasyon, girişimcilik, kitle fonlama, Apple Watch ve SXSW üzerine epey düşündüm. Her zaman söylediğim gibi, mutfakta kriz yönetimi önemlidir. Şimdi elimizdeki muzlu krep rendesi gibi - ne olduğu belli olmayan şeyle (Bundan sonra bu malzememizi kısaca tatak olarak isimlendireceğim) ortada kalmak olmaz, bişiy yapacağız. Bu aşamada buzdolabını açıp karıştırmak - ne var ne yok bi envanter yapmak gerekiyor. Ben ağırlıklı olarak muz, blueberry ve kakao kullandım. Bitter çikolata olsa onu da kullanacaktım ama her yere baktım yoktu. Yani bi bakın işte, vardır bişiyler dolapta. Onunla şimdi pasta yapacağız! HEYO!

Öncelikle tataklarımızı geniş bir tabağa yayıyoruz.

Sonra başka bir kapta iki adet muz, bir avuç blueberry ve iki üç kaşık kakaoyu eziyoruz. Aslında daha eklenir yani bissürü bişiyler, bi bakın işte dolapta ne var ne yok.

Tataklarımızın üstünü hazırladığımız tataktan daha lezzetli olan ikinci karışımla kaplıyoruz.

Çok afedersiniz ama şu anki haliyle orta boy bir manda kakasını andırdı. Buna bişiyler yapmak lazım, azıcık süsleyelim ki uzaktan bakınca daha az lezzetsiz görünsün. Ben chia tohumu ve blueberry tercih ettim, etrafta onlar vardı. Daha şanslıysanız şöyle bi çilek falan çok yakışır bence. Ya da ne bileyim krema olur kaymak olur, uff, kaymak. Bunu şimdi atın bal kaymak yapın o kaymakla, ekmeğe şöyle bii… Neyse konu dağılmasın şimdi.

İşte krepimiz hazııır! Ama yemeden önce dolapta bir iki saat falan soğutalım ki tataklar sertleşsin, keserken dağılmasın.

Her zaman dediğim gibi, mutfakta kriz yönetimi önemlidir. Şimdiki krizimiz, krepe başlarken demlediğimiz çayın hızla bayatlıyor olması ve bizim kahvaltıya henüz başlamamış olmamız gerçeği. Bu aşamada plan B’ye geçiyoruz.

Yeni bir tava açıyoruz. Sucuklarımızı ekliyoruz.

Sucuklar hazır olunca yumurtaları ekliyoruz. Bir tarafındaki yumurtaları karıştırp daha çok pişiriyoruz ki karımız sıkıntı çıkarmasın.

Hazırladığımız sucuklu yumurtayı beyaz peynir ve zeytinle birlikte servis ediyoruz. İşte kahvaltımız hazıır!

Her zaman söylediğim gibi. Mutfakta kriz yönetimi önemlidir. Bu çalışmamızda sizlerle krizleri fırsata çevirerek nasıl çikin bir krep yerine güzel bir sucuklu yumurta ve arkasından az güzel bir muzlu pasta elde edebileceğimizi göstermeyi hedefledik. Sonraki çalışmamızda kitle fonlamayla papatez salatası yapan beyefendinin tarifini azıcık değiştirip kullanalım diyoruz. Yani olur mu olur. Olamaz mı? Olabilir.

3 yorum:

  1. Çok güldüm çoook. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle yazmaya devam etmeli ismail bu misafiri sevdi :D Şimdi ne yapıyoruzzz tabiki blogu takibe alıyoruz

    YanıtlaSil
  3. hahhaha harika olmuş
    organic sister bildiğin bazlama yapmış olmaz öyle, krepin tatak olabilenini severiz biz :D :D

    YanıtlaSil